14 Haziran 2010 Pazartesi

Ballı Badem

Aslında Cumartesi hiç bir planım yoktu.


Sevgili kocam arkadaşlarıyla şehir dışı planı yapınca, kafamda bir yandan “Ne yapsam acep hafta sonu ben bu bücürle?” sorusu, bir yandan da  Bedardem ile daha önce iptal edilmiş buluşmayı son dakika tekrar devreye sokabilir miyim soruları kafamda dönmekteydi ki kalp kalbe karşıymış Burcu “Cumartesi buluşalım mı, ne dersin?” diye mesaj attı :)

Temiz kalpliymişim vesselam :P

Mekanı Yıldız Parkı olarak belirledik çocuklar gönüllerince koştursunlar diye ve buluştuk saat 13.00’te :)



Burcu, tam Trakyalı olmanın hakkını verircesine ve tam benim can dostum Aylin gibi çenebaz, çok canayakın, çok içten, çok samimi :)
Elif’in onu neden çok sevdiği belli :)


Ballı Badem annesinin dediği kadar Ballı işte, yemelik! Zaten sinekler ne kadar ballı olduğunu farkedip, yemişler bile :P Buluşmamız onun uyku saatine denk gelince biraz huysuzluk yaptıysa da (Burcu çok huzursuz oldu ama çocuk işte, uykuya ihtiyacı var, olur öyle şeyler), uyuyup, uykusunu alınca adının hakkını verdi.


Zaman nasıl geçti anlamadık. Tibet’te çok uyumluydu, beni yormadı sağolsun.

Gitme vakti gelince Burcu Taksim’e verdiği bir siparişi almak için uğrayacaklarını söyledi, biz de peşlerine takıldık. Tibet o kadar kalabalığın içine ilk defa girdi. Durmadan bana “Anne niye bu kadar çok insan var?” diye sordu :) Bu kalabalığın üstüne bir de hatunun biri intihar etmeye kalkmasın mı?
Tam bir curcuna! Zor kaçtık arka sokaklara.


Gittiğimiz yerde oğlum tavla bile oynadı amcalarıyla :) Ballı bütün balını orada gösterdi bize. O kadar uslu, o kadar uyumlu ve o kadar sevimliydi ki :) Zaman su gibi aktı gitti. Eve girdiğimizde saat 9’u geçmişti bile, üstelik eve girmeden bir de trambolin de zıpladı bizim bücür, enerjinin bu kadarı!!!


Hep söylüyorum, yine söyleyeceğim. İyi ki açmışım bu bloğu, yoksa bu kadar güzel insanı bir arada nasıl bulur, nasıl tanır, nasıl severdim :)

11 Haziran 2010 Cuma

Bugünkü yazım...

Annelerin Dünyası'nın yeni yüzünü gördünüz mü?



Hem bu haftaki yazım hem Annelerin Dünyası'nın yenilenmiş sayfası için buraya bir tık :)

Bu arada, bizim sayfamız nasıl olmuş? :)))

7 Haziran 2010 Pazartesi

Kısırdöngü



Babaa, arabam bozuldu, tamir eder misiin?

Ederim tabii. Paran var mı?

Var.

Kaç liran var?

3 lira.

Olmaz, 5 lira verirsen tamir ederim.

Tamam.

Ver o zaman.

Al

Kaç lira bu?

3 lira.

Olmaz, 5 lira ver tamir edeyim.

Olur.

Ver o zaman.

Al

Kaç lira bu?

3 lira.

Olmaz, 3 liraya tamir etmem.

Peki o zaman.

Ver o zaman.

Al.

Kaç para bu?

3 lira.

3 lira olmaz, 5 lira verirsen tamir ederim.

Tamam, al.

Kaç lira bu?

5 lira. (nihayet uyandı mevzuya :P)

tamam o zaman. (baba biraz uğraşıp, verir arabayı)

ama bu tamir olmamışşşş

tamam ver o zaman bir daha tamir edeyim.
Kaç liran var?

3 lira.

Olmaz, 3 liraya tamir etmem!

ETME ZATEN!!! (kaşlar çatılmış, elini hadi ordan der gibi sallıyor :P)

Sonrası malum, anne baba yerlerde :D

3 Haziran 2010 Perşembe

Yine yarışıyoruz

Sanırsınız yarışma delisiyim.
Yok öyle birşey, kendim için istiyorsam ........! :P

Sevdiceğime küçücük bir babalar günü hediyesi.
Kazansak nolurrrrr, kazanmasak nolur?
Oğlumun gözünde ondan daha iyi baba olabilir mi acaba?



Kısa sözün özü 1; Nurturia fotoğraf yarışması düzenliyor.
Babalar gününde anneler yarışıyor.
Çocuğunuzla babasının fotoğrafını çekip, üyeyseniz hemen Nurturia'ya gönderiyorsunuz, değilseniz hemen üye olup sonra gönderiyorsunuz, yarışmaya katılıyorsunuz. Üstelik facebook hesabınız varsa üyesi değilseniz bile oy verebiliyorsunuz!

Kısa sözün özü 2; söyletmeyin canım işteeee, oy istiyoruzzzzz :D

1 Haziran 2010 Salı

Bugün...

40 - 2 = Gönlüm genç :)


Bu senenin şarkısı da bu olsun....