15 Ekim 2009 Perşembe

Sibel + Tibet = Sibet!

Dün adaşım Sibel’in postunu okuyunca aklıma geldi. Konulan isimlere verilen tepkiler... ve lakaplar...

Misal bana 37 yıllık yaşantım boyunca bilumum lakaplarla hitap edilmiştir.

Çocukluk yıllarımda en popüler lakabım Sibob’tu. Tahmin edeceğiniz üzere sinir olurdum. Yapacak birşey yoktu, çocukluk yıllarında sen ne kadar sinir olursan o kadar çok üstüne gelindiği için umursamıyormuş gibi davranmak en iyisiydi, neticede bitti :)

Sonra Sibo gelirki; Sibo’nun bilumum versiyonlarıyla karşılaşmışımdır. Zibo gibi mesela... ama en feci versiyonu Zibombom’dur ki, zıvanadan çıkmama sebep olmuştur!

Şimdilerde en popüleri (bununla her Sibel karşılaşıyor sanırım) SibelCan...
SibelCan lakabı aslında sinir olacağım bir lakap değil, ne güzel işte birileri sana “Can” demiş ama Sibel Can’la eşleştirilmesine gıcığım!

Gelelim Tibet’e :)

Öncelikle Tibet ismini koymaya karar verdiğimizde eşimi bilmiyorum ama ben çevremden çok güzel tepkiler aldım. Bu beni çok sevindirdi doğal olarak ama ben Karadenizliyim arkadaşlar, memlekete gidince aynı beğeniyle karşılaştığımı söyleyemeyeceğim :P

- Aman aman maşallah, ismini ne koydunuz?
- Tibet
- Ayy, ne tuhaf isim! Benim aklıma Pipet gelir!
- !!!???@#!!!

*************

- İsmini ne koydunuz?
- Tibet
- Ayyy, ona büyüyünce YAK derler ama!
iç ses : Ben seni duvara yapıştırınca da sana SİNEK derler ama!!!

*************

- Canım beniim, ismi ne annesi?
- Tibet
- Aaa, ülke ismi mi koydunuz?
- Uygun bir şehir ismi bulamadık işte, ne yapalım! @ #!!!

*************

- İsmin ne bakiim senin?
- Tibet :)
- Haaa, Kartal Tibet diyosun yaniii
- Yooo, demiyorum!!!

*************

- Ay maşallah canım yaaa, ismi ne?
- Tibet
- Anladııım, Kartal Tibet olayı. İkinci olursa ne koyacaksınız, Kartal mı Tarkan’mı?
- Kurt koyalım diyoruz, hatta ilk ismi Atıl olsun tam olsun! Ne dersin?
- Aaaa, iyi fikir valla!
iç ses: Allah’ım sen bana sabır ihsan eyle!

Bütün bunlar bir tarafa yakın bir arkadaşımın annesiyle bir diyaloğumuz vardır ki bu diyalog diğerlerinin hepsine taş çıkarmıştır!

- İsmini ne koydunuz Sibel?
- Tibet koyduk Ayşe anne.
- O ne biçim isim öyle, teleffuz edemem ben onu!
İç ses : Sibel’im sakin ol! büyüğün o senin, sus!!!
- Başka isim yok muydu?
- Biz çok beğendik Ayşe anne, anlamı Yüksek Yer demekmiş eski Türkçe’de. Hem çok merak ettiğimiz bir ülkenin ismi.
- Onu koyana kadar Sibet koysaydınız ya!
- Nasıl?!
- Senin adın Sibel, onun ki de Sibet olsaydı, hem uyumlu olurdu.
- !!!???
iç ses : pes ettim!

13 Ekim 2009 Salı

Şans için...

Bugünlerde çok heyecanlıyız. Ailece. İçimiz kıpır kıpır.

Olmasını beklediğimiz birşey var hayatımızda...
Ne olduğunu şimdilik sormayın. Zaten olunca söyleyeceğim.

Hayatımın böyle dönemlerinde, kendime şans getirmesi için bir takı alırım.
Bu kimi zaman yüzük, kimi zaman küpe, kimi zaman da kolye olur. Genelde görünce işte bu derim.

Bu seferki bileklik.


Dün öğle yemeğinde Beste ve İrem'leydik. Ortaköy'de hala 1-2 tezgah var. Dolaşırken gördüm bu bilekliği. Görür görmez aşık oldum. Bana şans getireceğine inandım.

Bestecim canım, ne kadar beğendiğimi görünce "ben hediye edeyim, bu benim şans dileğim olsun sana" deyip aldı. İrem'de şans diledi...

İlk şans dileği (tabi ki aile çevremden sonra) Canımsan'dan (kendisine kıpır kıpır olduğumdan bahsetmiştim), Beste'den ve İrem'den gelmiş oldu böylece...

Umarım güzel haberler alırız, en kısa zamanda, hayırlısıyla.

Sizler de şans dileyin, olur mu? :)))))

9 Ekim 2009 Cuma

Kanka ile diyalog

S – Buluşmayı bugüne alalım mı? Kardeşin izin günü, onun da seni göresi var.

K – Olur valla, ben de bu akşam Dost’la görüşecektim, bir Dvd alıcam, bir kitap vericem...

S – Hee iyi, ben de görmüş olurum, benim yaşgünümden beri görmemiştim.

K – (Aynı anda konuşmasına devam ediyor) ...hem içicez bişeyler.

S – .... Niye bunu en son söyledin?

K - ?! neyi en son söyledim?

S – İçmek kısmını?

K – Nasıl yani?

S – Şu konuşmada söylemek gereken ilk şey buydu! Ramazan felan derken bayadır içmiyorum. Bu kadar içesi olan birine bunu en son söylemen çok yaralayıcı oldu, çok incindim!!!

K - ?!.....

S - .....

K – Manyaksın kızım sen!

S – ehehehuhiheh....



Hep Tibet diyalogları dinlicek diilsiniz ya! :P

8 Ekim 2009 Perşembe

Bellek Kutusu bizi yarışmacı yaptı!

Bellek Kutusu'nun şu postunda verdiği bilgi sonucu, neden olmasın deyip, Tibet'in fotoğraflarını yarışma için gönderdim. Artık Tibet'te "GAP Çocuğu Adayı" :)

Hadi hayırlısı...

Oylarınızı bekleriz, hatta arkadaşlarınıza da haber verin :P ve unutmayın hergün yeniden oy verebiliyorsunuz :D


Kutucum, çok teşekkürler :)

oy vermek için siteye üye olmanız gerekiyor

7 Ekim 2009 Çarşamba

Tibet futbol oynarsa...

Dün gündüz, annem 2 saat uğraşmasına rağmen, yine uyumak istememiş...

Ben eve gittikten yarım saat 45 dakika sonra uyuyakaldı ve 23.00'te uyandı.

Ben babasına bırakıp yattım ama o beni uyutmadı.
Kalktım, onunla oyalandım, ikili koltukta onu uyutmaya çalıştım ama ben uyuyakaldım... O kimbilir yanımda nasıl oyalandı, kaçta uyudu?

Babası mı? Ben kalkınca o yatmıştı zaten...



Bebeğim, hep böyle gül, hep böyle hayat dolu ol.
Enerjini hiçbir şeyin tüketmesine izin verme olur mu? :)

(Burada sana herhangi bir dokundurma yok, gayet içten sözler bunlar :))) )