Ev toparlamalarımız hala devam ediyor.
Aslına bakarsanız sadece bir oda şu an çok dağınık vaziyette o da yıkanacak eşyalarla dolu olduğu için. Terastaki çoğu ıvır zıvır çöpe gitti, atılmayacak olanlar için yerleştirme planları başladı. Bayram sonrası bir de masa koyduk mu terasa, değmeyin keyfimize :)
•
Mutfağın tadilatı bitti. Çok güzel oldu, baktıkça keyif alıyorum. Eski buzdolabı da sahibine gidince, tam manasıyla yerleştirme işine el atacağım. Nedense fazlalıklar varken, düzenleme yaparsam güzel olmayacak, bir şeyleri unutacakmışım gibi geliyor.
Evde bakmaktan keyif aldığım sadece mutfak değil. Küçük küçük bir sürü ayrıntı var. Zamanla daha da güzel olacak, eminim :)
Çok sevdim ben bu evi, çok!
Çok sevdiğim, çok değer verdiğim bir arkadaşım Fransa’ya yerleşmişti. Bir aylığına geldi, İstanbul’da şimdi. Onu o kadar özlemişim ki. Görmek çok iyi geldi. MS rahatsızlığı ilerlemiş ama hala hayata tutunmaya çalışması takdire şayan. Kendisine zarar veren herşeyi çöpe atmaya kararlı görünüyor. Allah yardımcısı olsun. Umarım bu kararlılığını hiç bir zaman kaybetmez...
•
Bizim bücürle evde kavga kıyametiz şu aralar. Kendisi hiç bir şekilde söz dinlememe ustası kesilmiş durumda. Bu yüzden evde sürekli bir gürültü söz konusu ben işten geldikten sonra. Muhtemeldir ki komşularımız “YANDIK” diyordur :) Beyimizin artık bir odası olduğu için, 3 yaşından sonra, söz dinlemezse ya da ağlarsa avaz avaz, odasına kapatma cezası vermeye başladım. Başlamasına başladım ama dayanması ne zor kardeşim, yapan nasıl yapıyor, nasıl dayanıyor?... O içeride ağlıyor, ben kapıda ağlıyorum. Hele “A
nne, ben şimdi ne yapıcammmm? Yanıma gel, yoooluuurrr!” dedikçe, kalbim sıkışıyor resmen :(
Allah’ım sen bana dayanma gücü ver, yoooluurrrr!
•
Bunun dışında evde aslında çok iyi. Odasına aşık resmen, çok sevdi. Geçen akşam beni odasına davet bile etti :)
“Anne, ben odama gidiyorum, sen de gelmek ister misin?”
•
Bu hafta dayısı bizde. Onun mutluluğu da cabası tabii.
Dayısı çantasını onun odasına koymuş.
Dün akşam, çantanın başında durmuş “
Ben şimdi bunu nereye koysam acaba?” diye kendi kendine söyleniyordu.
“
Dursun işte oğlum, niye kaldırıyorsun?” dedim
“
Hiç güzel durmuyor anne burda, baksana” dedi ve çantayı aldığı gibi bizim odaya götürdü! :P
Normalde banyo yapmayı çok sever. Yeni evimizde artık bir küvetimiz var. Küvetin içine girmek istemez, yıkamak sorun olur diye endişeleniyordum. Ben de küvetin içine küvetini koydum, bir sürü de oyuncakla doldurdum. “Bak ne güzel hazırladım suyunu, hadi yıkanalım” dedim. Güle oynaya yıkandı. Bunu da böylece atlatmış olduk. O kadar keyif aldı ki bu şekilde yıkanmaktan, sudan çıkartmak sorun oldu, doğal olarak elleri ayakları buruştu. Ellerine ayaklarına bakıp “Anne bak ellerim, ayaklarım çürümüş, eskimiş” deyip durdu :)
Şimdilik bizden bu kadar. Artık bayramdan sonra görüşebiliriz sanırım ancak. Bu yüzden hepinize MUTLU, HUZURLU, KEYİF DOLU BAYRAMLAR dilerim.
Bayramda bir yerlere gidecekseniz, dönüşünüzü OY vermeye ayarlamayı sakın ama sakın ihmal etmeyin olur mu? :)
Hadi BIY BIY BIY! :))))
Not: Biz bayramda Sakarya Karasu'dayız. Yolu oraya düşecekleri mutlaka beklerim :)