24 Kasım 2009 Salı

7 sayısının gizemi


Stil Direktörü geçen gün bir çekiliş düzenlemişti. Naçizane ben de katıldım :)))

Çekilişin sonucunu uğurlu rakam üzerine kurmuştu. Uğurlu sayınızı belirtecek ve çoğunluğun uğurlu sayısına göre ilk yorum yazan çekilişi kazanmış olacaktı.

Çekiliş sonunda büyük çoğunluğun uğurlu sayısının (%90) "7" rakamı olduğu dikkatini çekmiş. Nedir bu rakamı uğurlu yapan demiş...

O bu soruyu sorunca (bu arada benim de uğurlu bulduğum rakam 7'dir) ben de düşündüm, neden ben 7 rakamını uğurlu kabul ettim diye... Cevabı çocukluk yıllarımda buldum (ki ben öyle pek eskileri hatırlamam)...

7 rakamıyla ilgili bilgilerimi tekrar tazeledim... Size de aktarayım istedim...

7' sayıların en kutsalıdır. İlk çağlarda bilinen beş gezegen ile Güneş ve Ay'ın toplam sayısının yedi oluşu, Tevrat'ta Tanrının evreni altı günde yaratıp yedinci gün de dinlendiğinin belirtilmesi '7' sayısına gizemli ve uğurlu bir sayı olarak bakılmasına sebep olmuştur. Göklerin yedi kat oluşuna olan inanış, müzikteki ana nota ve ana renklerin, haftanın günlerinin yedi tane oluşu, Roma'nın, İstanbul'un yedi tepe üzerinde kurulmuş olmaları, bu sayının gizemini iyice arttırmıştır.

Hafta 7 gün,
Gökkuşağı 7 renk,
Dünyanin 7 Harikası kabul görmüş,
Soyumuz 7 göbek,
Dünyada varsayılır 7 kapı,
Dünyanın etrafında 7 gezegen,
Büyük Ayı 7 yıldızlı,
İnsan 7 çakralı,
Nota sayısı 7,
İslam dininine göre Kainat 7 safhada yaratıldı,
Kabe’nin etrafı 7 kere tavaf edilir,
Manevi bilgeligin rakamı yine 7,
Katoliklerde 7 sakrament esas,
Yahudilerde Kutsal Şamdan 7 Mumlu ,
Eski Yunan Uygarığında 7 Akıllı Adam varsayılmış, (bunu ayrıca araştıracağım)
Mitolojide ise 7 esas Tanrı varsaymışlar,
Mısır’da Güneş Tanrısı RA 7 ruhlu,
Tibet’te 7 Buda,
Çin’de kutsal 7 element varmış,
Feng Shui’de iletişim sayısı 7,
Tamamlanmış olmak eşittir 7,
Afrikalıların Kwanza Bayramı 7 sembollü,
Zulu süsleri 7 renkli,
Eskimolarda Kar 7 isimli,
Hürmüz bile 7 kocalı,
Dinlenmek haftanın 7. gününde,
Çiceklerden 7 veren gül ,
7 Tepe üstünde Rio,
7 Tepe üstünde Roma,
7 Tepe üstünde İstanbul,
James Bond bile 007,
Yüzde 7 nokta (açık) var, (ağız, kulak 2, burun 2, göz 2),
Dünyada var olmuş 7 kıta,
Denizlerin figurativ sayısı 7,
Kızılderililere göre mevsimler 7 tane,
Avustralya yerlileri Aborjin ve Kulin’lere göre de mevsim 7 tane,
Tüm Japonlarda rakamların en uğurlusu 7,
Tarot falında 7 zafer,
Pamuk Prenses ve 7 cüceler,
İlkokulun başlangıcı 7 yaş,
Gökyüzü 7 kat!

23 Kasım 2009 Pazartesi

Denemeler

Enerji toplama denemeleri:

- Anne, biyas yorulmuşum!
İç ses: 15 saniye sürer mi acaba?

********************

Anneyi kafakola getirme denemeleri:

- Anne, oyun baa mı?
- Hayır Tibet, hiç heveslenme, yok bilgisayar!
- O saman, çamaşii baa mı?
- Sayende evde yıkanacak çamaşır da kalmadı oğlum!
(Çamaşır makinasını çalıştırtıp, karşısına geçip, seyretmeye bayılıyor)

********************

Anneyi yanına getirme denemeleri:

- Anneeeeee!
- Efendim?
- Seni çağiyiyooommm!
İç ses: yaaa, hiç belli olmuyor!!!

********************

Yemek yememe denemeleri:

- Anane, şimdi yemiim, boşbey!

********************

Oyun oynamaya ikna denemeleri:

- Anne, oyun oonayalim isteesen?!
İç ses: ben mi istersem, sen mi?

********************

Sesini duyurma denemeleri:

- Çocuklaaayyy, çocukklaaay! Baksanisaaa!!!
anne ve baba bilgisayarda birşeyle fazlasıyla meşguller!

********************

Yardımcı olma denemeleri:

- Bebeğim, şunu açsanaaaa!!!
anne mutfakla uğraşıyor, o da elindeki bardağı bulaşık makinesine koyacakmış!



20 Kasım 2009 Cuma

Kendi kendime...


Bu aralar biraz asabiyiz.
Erken ergenlik dönemi mi yaşıyoruz yoksa 2 yaş sendromu mu bilinmez?!

Anneyi hem reddediyoruz hem paylaşamıyoruz.
Dilinde en çok “Anne, git!” var.

Ha!
Birde kime ya da neye kızarsa kızsın, gelip bana vuruyor!
Her seferinde bu yaptığının doğru olmadığını anlatmaya çalışıyorum.
Bazı bazı sesimi de yükseltiyorum...
Ne yalan söylemeli, bazı bazı inciniyorum da...
Kapayıp kendimi kapılar ardına, bir yandan kendimi sorguluyor,
bir yandan gözlerime hakim olmaya çalışıyorum...
ama bir yandan da...
bu evde benim kadar uzak kaldığı kimse var mı bu bücürün?
Belki de onu bırakıp gitmemin hıncını çıkartıyor,
bilinmez tabii küçük kafasında neler döndürdüğü.

Hangimiz hangimizin kafasındakileri biliyoruz ki...
Kendimizinkini bile bilmezken...

Sabahları işe gidişime denk gelirse uyanışı
“Anne, çıkay üstünüü, gitmee! Amca kisay” diyor ya...

Yanlış olduğunu düşündüğüm her hareketinin arkasından
“Ben nerede yanlış yaptım?” dersem, yanlışlığa davetiye çıkartmaz mıyım?

Seni seviyorum bebeğim...

19 Kasım 2009 Perşembe

Allah'ım YAAA!!!

Şakacıktan babasına kızıyor...
Ben Tibet'ten çok eşime gülüyorum ama :P
video

Gerçekten kızdığı zaman bu kadar tatlı olmuyor beyefendi...
Neye kızdığını anlamadığınız gibi, üstüne dayak bile yemeniz mümkün!

18 Kasım 2009 Çarşamba

iğneyi önce kendine...





Aslında bugün çok güzel şeyler yazacaktım...

olmadı...

sonra...
neden kötü hissettiğimi yazacaktım...
kendimle hesaplaşmalarımı...

yazdım, sildim... yazdım, sildim...

dökülmedi yazıya...

şimdi; burnunda iki kırmızı noktayla,
kendimi döve seve çalışıyorum...