Uzun zamandır mim yazmıyorum. Mimlenmediğimden değil. Bu aralar yazasım olmadığından... Farkındaysanız uzun zamandır hep kısa kısa yazıyorum zaten... Elbet geçer diyorum ama geçmiyor. Bloğa da kıyamıyorum, 3.senesini bitirdi 4’e doğru koşuyor artık. Kapatsan olmaz. İçimi dökmüşüm, oğlumu anlatmışım, dostlar edinmişim... Nasıl kıyarım?
Sevgili
Supercellma’nın bu beni ikinci mimleyişi aslında. İlkini görmezden gelince bu sefer tehdit etmiş
“Sıkıysa yapma!” demiş... Korktum yahu! :P Şaka bir tarafa aslında mimler burayı canlı tutmak için güzel bir bahane, yoksa
Supercellma’dan ne korkucam! :P
Evet gelelim mim sorularına ;)
Günün nasıl geçti?
Günüm henüz geçmedi ama heyecanlı başladı ve sanırım çok keyifle bitecek.
İşyerinde 6 arkadaşla yaşgünlerimizi beraber kutlama geleneğimiz var. Bugün de bu arkadaşlarımdan birinin yaşgününü kutlamaya çıkıyoruz. O yüzden sabah,
“Ne giysem acaba?” diye gardrobun çevresinde dört döndüm. Sonuçta spor bir kıyafet tercih ettim yine ama sanırım etek yerine pantolon giysem daha iyi olacaktı. Artık havalar soğudu ve bu akşam gideceğimiz mekanda bir bahçe restaurantı :(
İsim vermeden bahset.
Supercellma’mın söylediğine göre herkes bloglardan bahsetmiş ama ben isim vermeden işten bahsedeyim. Burada bir arkadaşım var ki; kendi işi yoğun olduğu zaman hep kendisinin en çok çalıştığını ve en iyisinin en vazgeçilmezinin kendisi olduğunu, her işi tek başına yaptığını, kimsenin ona yardımcı olmadığını bağırır durur ama nedense onun işi olmayıp bizlerden yoğun olanlar olduğu zaman hiç oralı olmaz, ver kardeşim yardımcı olayım demez... Böyle anlarda ister istemez gıcık oluyorum, elimde değil ama geçici şeyler bunlar, düzelirim yakında :)
Neden hep cam kenarı?
Eğer ön koltukta oturmuyorsan, güzelim manzaraları cam kenarından başka bir yerden seyretme şansın yok çünkü! ;)
Bugün kendin için ne yaptın?
Bugün değil ama geçen hafta sonu sevdiğim saç rengine ufak ufak geçişi sağlayacak ilk boyamı yaptırdım. Bu hafta başında da artık bakarken bile iğrendiğim ellerime bakım, tırnaklarıma manikür yaptırdım. Ohhh! iyi oldu :)
Twitter ana sayfanı aç. İlk gözüne takılan?
Önce kendi twitimi gördüm, yukarıda bahsettiğim konuyla alakalı takığım ya!
“Kişi kendi işi çok başkasının ki yokken “mağdur”, kendi işi yok başkasının ki çokken “mağrur”dur!”
Sonra da Cüneyt Özdemir’in twiti gözüme takıldı:
“Bir Çin atasözü de der ki ‘Bu devirde hiçbir şeyi çakmayacaksın kafaya..!’”
Bana demiş! ;)
Düşün ki; o bunu okuyacak!
Önce karar vermem lazım, kim bunu okuyacak...?
Veremedim yahu bir karar.
Onun yerine bir arkadaşımın geçenlerde yazdığı bir şiiri yazsam buraya. Çok beğendim de :)
Yorduğun için yoruldum.
İyi de oldu yorduğun.
Yoğruldum.
Şimdiyse, yorgunluğundan yoksunum.
Mutluyum...
Kahkaha atmana sebep olan karikatürler
O kadar çok var ki! Facebookta böyle bir albümüm var düşünün artık! :)
Klavyeye bakmadan bir şeyler yaz
Bu okuduğunuz tüm yazıyı zaten klavyeye bakmadan yazdım. Övünmek gibi olmasın 10 parmak daktilom vardır da benim :P
Bir cümle düşün, sonra kelimelerin yerlerini değiştirerek yaz.
Aslında onun aşk, değil heyecan bize yaşattığı sevdiğimiz.
CTRL+V yap!
http://www.youtube.com/watch?v=sIIK9Fb3U-c&feature=related
bu sizin için ;)
Bir mimin daha sonuna gelmiş bulunuyoruz. Herkese saygılarrrr veee mimi beğenenleri mimledim. Yorum atanları illa ki mimledim ;)