12 Mart 2009 Perşembe

Tibet'in gelişi

Gecen hafta en iyi arkadasim, oglumun manevi teyzesi Aylin'le bulustum. Telefonla gorusuyor olsakta, cok sik bir araya gelemiyoruz. Bu yuzden sohbet baya uzun oluyor ve cok dogal olarak Pamuk Prensimizden de konu aciliyor...

Aylin'e Tibet'ten bahsederken "Bu gune kadar bosa yasamisim, bunu Tibet dogduktan sonra anladim" dedim...

Bu blogu en cok Tibet'e hatira olsun diye actim. Madem oyle, sadece onun hikayelerine degil, benim, babasinin onunla ilgili duygularimiza da yer vermeliyim. Hatta onun bize katildigi gunden itibaren hissettiklerimi, hissettiklerimizi.


Nasil baslayacagimi bilemiyorum...

Tibet'ten haberdar oldugumuz ilk gun...

Iki hafta bekleyisten sonra evde gebelik testi yaptim, sabah ise gitmeden once. Pozitif! :)
ama guvenmemek lazim, bir de kan testi. Sevgilime haber vermeliyim.
- Uyan! Galiba hamileyim!!!

Sevinc. Mutluluk. Heyecan.

- Ise gidince bir kan testi yaptiracagim, seni haberdar ederim.

Oglen olmak bilmedi. Sibel ve Beste'yle ise en yakin tip merkezine gidiyoruz.
Kani verdim, aksama gelin dediler. Bugun bitmeyecek!

Aksam Nuriye yanimda. Testi almaya giderken heyecanimi yatistirmaya calisiyor.
Oyle korkuyorum ki! Ya benim yaptigim test yanlissa... Yol uzuyor.

Geldik, testi istedim. Verdiler. Acarken cok heyecanliyim. POZITIF!

Allah'im sana sukurler olsun! Nuriye'yle sarmas dolas... Hemen sevgilimi aramaliyim.
- Sevgilim, baba oluyorsun!

Sesindeki sevinci hic unutmadim, heyecanli gulusunu :)

Ben ne haldeyim bilmiyorum. Galiba ayaklarim yere basmiyor!

Allah'im sana sukurler olsun!!!

11 Mart 2009 Çarşamba

Tibet nasil su ister?

Daha once Tibet'in su istemesiyle ilgili "anlatilmaz, yasanir" demistim hatirlarsaniz...

Buyrunuz Tibet nasil su ister, izleyiniz, gorunuz... :)



Not: Tibet su anda 19 aylik, bu videoda 14 aylik ve hala ayni sekilde su istiyor... :)

10 Mart 2009 Salı

Temizlik

Prensimiz supurgelere cok merakli. Bazen annem sirf dinlenmek icin elektrik supurgesini ortaya cikariyor, kucuk adamimiz da saatlerce elektrik supurgesiyle ugrasabiliyor. Aliyor, goturuyor, cekistiriyor, hortumunu evirip ceviriyor, supuruyor...

Bir de su girgir denilen el supurgeleri var, hani kucuk bisii. Ananesinden gordu sanirim, ozellikle yemeklerden sonra aliyor onu, yerleri supuruyor :)

Evelsi aksam yemekten sonra mutfakta bulasiklari kaldirirken, elinde girgirla yine yerleri supurmeye basladi. Mutfak biraz dar (ince uzun) oldugu icin kendisini odaya gondermek amacli
- Bebegim, git babanin ayaklarinin altini supur, orasi cok kirlenmis dedim.

Iki dakika sonra iceriden kahkaha sesleri geldi, merak ettim...?
- Hayirdir deyip girdim iceri.

Pamuk prensim sen lafi nasil soylersen oyle algiliyor cok dogal olarak.
Kaldirmis babasinin ayaklarini, altini supurmeye calisiyor, yeri degil!

4 Mart 2009 Çarşamba

Telefon

Bu hafta bebegim ananesiyle... Annecim bu hafta evinde kalmak istedigini belirtti. Evini barkini birakip, cocuguma bakmak icin bize yerlesen canim anneme hayir mi diyecektim... Diyemedim, zaten demem de...
Hem biz ve Pamuk Prens icin aslinda daha saglikli bence. Surekli bize yapisik yasamamasi lazim arada bir ayrilik hem bizim hem onun icin daha iyi.
Evlat ozlemi neymis anliyorsun, ogreniyorsun :)))

Zirt, pirt telefon ediyorum ama bizimki pek telefonla konusma meraklisi degil. Varsa yoksa tuslara bassin...

Ama dun bu durum degisti... Sabah "anne, anne" diye dolaniyormus ortaliklarda. Annem de "hadi arayalim anneni" demis. Telefonum caldi actim, karsidan bizim ki "Anne" diyor.

Allah'im bu ne buyuk mutluluktur, anlatmaya kelimeler yetmez!

Sen yetinme, ogleden sonra al telefonu eline, bir yandan tuslara bas, bir yandan "Anne, anne" de!

Yahu, bir gunde bu kadar mutluluga bunyem aliskin degil!

Ama olsun ben hep mutlu olmaya hazirim :)))))

Not: Bu "Anne"lerin hem beni hem babasini kastediyor olmasi da buyuk bir olasilik tabii, ben sadece kendi ustume alindim ama... :P

2 Mart 2009 Pazartesi

Sakiz

Artik sakiz cigniyoruz.

Henuz balon yapmayi beceremedik ama sakizi tutup balon yapmak icin ustun gayret gosteriyoruz :)